17 Ocak 2011 Pazartesi

seni bulmuşam sonradan

"bilmezler nasıl aradık birbirimizi,
bilmezler nasıl sevdik,
iki yitik hasret,
iki parça can..."
a.arif

...
aslında bitmiş değildir hiç bir şey,
aslında sıcacık bir somundur gün
ben yaşamaya bir o kadar aç...
...
kayıp bir zamanı aramak gibidir aramak seni
/ah yüreğimin atlantisi;
kayıp kıtası yüreğimin,
coğrafyamın iz bırakmadan yiteni
ahhh!/
"bir daha hangi ana doğurur bizi" demişti şair
söylermisin,
bir daha hangi ana?
sen ne zaman yitmiştinde ben seni buldum,
nasılda habersiz çekip gitmiştin...
kaç iklim değiştim biliyormusun,
kaç coğrafyada lime lime bıraktım yüreğimi?
tam izini bulurken,
tam sarılacakken,
sen değildin hiç bir yüz!
ellerimde öksüz bir sancı...
uzun boylu susardım sonra,
gidenlerin asla dönmeyeceğine olan inancımla,
küserdim...
arayışları öldürürdüm;
ayaklarına pranga vurup!
uzun boylu susardım,
toprakları çatlardı bahçelerimin,
tüm bulutlar ketum,
bir damla sır vermezdi / sana dair
solmaya dururdu yeşillerim
sürgünlerim açmadan daha...
sürgünüm
kimbilir
şimdi nerde?
düşerdim yollara yine,
ben; tüm durakların ahbabı
tüm kalabalıklar tanıdık,
bir o kadar yabancı
ve
hepsi hiç bir şey bilmezdi,
ne bir resmin vardı elimde,
ne adın,
kayıp adreslerin meçhulüydün
ve
ben
seni arıyordum...
bir gece yarısıydı ömrümüzün,
usandım!
zulamda sakladığım son kuytuya girip,
son mermiyi sürdüm namlusuna tabancamın,
şakağına dayadım yüreğimin,
vurup kendimi,
cesedimi köpeklere atacaktım,
o kadar ümitsizken yani,
sıcak bir selam oldu adın...
bir çay yaptım kendime,
bir sigara yaktım...
dem'inde,
dumanında gelip kuruldun...
mavi bir geceydi,
bekleyişleri yaktık,
arayışları,
bulamayışları yaktık,
külünü savurduk rüzgarda...
tabancamı denize attım,
kuytumu bağlayıp boynuna...
...
geldin,
baksana kahverengi penceremden dışarı
baksana nasılda doğmuş güneş,
baksana nasılda yemyeşile kesmiş güz,
ve
tüm kuşlar artık bahara inanıyor,
sende inan
ve
söyle,
bir daha hangi ana doğurur bizi,
bir daha nasıl böyle severiz birbirimizi?
...
şimdi,
acıyı bal eyleme zamanıdır
ve
biraz sabır
biraz,
ben seni aradağımdan çok daha az...
...
kırlanqıç

10 yorum:

  1. "şimdi,
    acıyı bal eyleme zamanıdır"
    ...

    Keşke, "aşk acısını bal eylemek" mümkün olsaydı...

    YanıtlaSil
  2. yıldız yağmuru
    ...
    hoş gelmişsin,
    acı acıdır ve bal eylenir istenirse...

    YanıtlaSil
  3. "sıcak bir selam oldu adın"...
    ne kadar güzel ve sıcak...

    YanıtlaSil
  4. nehiro
    ...
    sıcak bir selam oldu adı, evet ve eminim sıcak ve güzel bulmuştur...

    YanıtlaSil
  5. Aşk şairlerinin işi de zor doğrusu.
    Etrafındaki, hayatındaki kadınlar, sormazlar mı adama: "Sen bunu kimin için yazdın" diye?
    İşin yoksa mavi boncuk dağıt dur. :-)

    YanıtlaSil
  6. Mutsuz Amazon
    ...
    mavi boncuk dağıttığım da nereden çıktı?
    tanımadığınız biri hakkında böyle konuşmanız çok yersiz...
    hayatımdaki kadın bunu okumuş ve çok mutlu olmuştur, onun için yazıldığını biliyor, bundan emin olabilirsiniz...

    YanıtlaSil
  7. Ben "Aşk şairlerinin işi de zor doğrusu." demiş, bir genelleme yapmışım, siz neden hemen özele çektiniz ki? Bilinçaltınızda böyle bir durum sıkıntısı olduğunu düşündüm. İnsan ister istemez bir atasözünü anımsıyor: "Yarası olan gocunur".

    Mutluluklar diliyorum. Sağlıcakla.

    YanıtlaSil
  8. Mutsuz Amazon
    ...
    Bence gereksiz bir polemik oldu bu,
    Ama bilinçaltıma başvurma gerekliliği duymadığım ve gocunmadığımda biline...
    ...
    Sizde Sağlıcakla kalın

    YanıtlaSil
  9. böyle bir şiirin altında hiç olmaması gereken bir yorum ve yine hiç olmaması gereken türden bir polomik ne yazık!
    sanat ve üretim sadece saygıya layıktır...Asla hafife alınmaması gerekir...
    hele özelleştirilmesi affedilemez...

    YanıtlaSil